20 Mart 2022 Pazar

Anti-Hamlet - Zafer Aracagök / Zeminsiz Üçleme

 
...

Gün yoktu.Gece Yoktu.

Çalışma vardı.

Yıldızların altında çalışma vardı.Ellerimizi kestiler.Gözlerimiz çıkardılar.İğdiş ettiler bizi.Hep tatmindik.Efendimiz kırbaçtı.Efendimiz acıydı.Çözümü kaybolmuş bir bilmece.Çözümü bulmak bize düşmüştü.Çözümü çalışarak bulacaktık.Bulmamak diye bir şey söz konusu değildi.

Biz hep çalıştık.Başkaları çalışmadılar.Çalışanlar yalnız biz değildik.Olsun.Onlar da köleydi.Çöllerde at koşturanlar, yürüyenler.Yürüdükten sonra mağara duvarlarına resim çizenler.Tanrı heykelleri yapanlar.Kafası kesilenler.Yazı yazanlar.Sırtında kırbaç izi taşımayanlar.Onlar da çalıştılar.Çalıştılar.Çalışarak kaybettiğimiz şeyi anlattılar.Çözümü bulmak bize düşmüştü.Çalıştıkça daha çok kaybolan çözüm.Çalışmayanlar incelerlerdi.Biz çalıştıkça ortadan daha çok kaybolan şey karşısında hırslanırlardı.Kırbaçlarını acımasızca sırtlarımıza indirirlerdi.Bir yere gitmiyorduk.Kölelerin resimlere bakması yasaktı.Gözlerimiz vardı.Gözlerimiz yoktu.Görmüyorduk ama görenlerle aramızda çok büyük bir fark yoktu.Hepimiz çalışıyorduk.Geceleri uyumaya ayrılan vakitlerde konuşurduk.Yıldızlara hikayeler yazardık.Olmayan hayatlrımızı orada görürdük.Ama akreplerin bizi ısıracağı zamanları bilmezdik.
Sabah birimiz ölürdü.
Ölüye kızardık.
Niçin sözümüzü dinlemedi diye.Niçin hikayesini kalkıp kırbaç yemeden çalışan birisine anlattı diye.Yıldızlar bizi baştan çıkarırdı.Kulaklarımızı gıdıklayan otların üstünde onlara bakarken.Onları görmemek için yüzüstü yatardık.Bu defa burunlarımız gıdıklanırdı.Uyumazdık.Akreple anlatmayanları bilirlerdi.Onlara dokunmazlardı.

...

Kırrbaçla çalışan bizler vardık.Kırrbaçsız çalışanlar vardı.Çalılmayanlar vardı.Aramızdan ayrılanlara ne yaptıklarını hiç bilmezdik.Bir gün gösterdiler.Ne yaptıklarını onlara.Onları ormana götürüyorlardı.Gördük.Ölüleri suya atarlardı.Ama içinde bir yere ulaşılan hikayeler anlatanları ormana götürüyorlardı.Kimler?Kırbaçsız çalışanlar.Sürüklüyorlardı.Atlara bağlayıp yerde.Uzaktan gördük.Akşam olunca haykırışlar duyduk.Acı.Acı acı.Önce bunları öldürüyorlar sandık.Sabah kırbaçlar sırtımıza inip de çalışmaya başladığımız zaman gördük ki hala canlılar.Yemek yiyorlar.Bizim çıkardığımız sesi çıkarmaz olmuşlar.Susuyorlar.Hareketlerine bir ağırlık gelmiş."Ne oldu?" diye sormak istedik.Bizi yaklaştırmadıklarç.Gözleri kanıyordu.Burunları, kulakları, bütün organları kanıyordu."Acı çekmiyorum, acı çekmiyorum" diye bağırıyorlardı.

Ormana götürmüşlerdi.Sonra ötekiler gibi onları bir daha görmedik.Bundan sonra ormana gitmek istemez olduk.Hiçbirimiz.Hepimiz.Sonra içlerinde hep bir yerlere ulaşılan hikayeler anlatmaya başlamış olmalılar.Belki.Bize hikayeyi anlatanı tanımıştık.Üstünde sargılar vardı.Sargılarla bir yere bağlanmıştı.Artık koparılmış ek değildi.

...


Zafer Aracagök
Anti-Hamlet (1996)
Zeminsiz Üçleme
Kült Neşriyat

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder