15 Temmuz 2021 Perşembe

Cadı Kazanı, Arthur Miller

...

Salem'de olduğu gibi, toplumun alt tabakalarından mucizeler yükselmeye başladı mı, halkın güçsüzlüğünden gelen bütün hıncını kurbanlarından almakta uzun zaman gecikmesi beklenmez.

...

PROCTOR: Hangi iş? Yaşlı bir kadını asmak mı, iş dediğin? Hıristiyanlığa yakışır mı bu?

MARY WAREN: Bay Proctor, itiraf edeni asmıyorlar! Sarah Good biraz hapiste yatıp çıkacak.

...

HALE: (Elizabeth'e bir göz atar, sonra John'a)

Tekrarlar mısınız lütfen?

PROCTOR: Buyrukları mı?

HALE: Evet.

PROCTOR: (Yüzünü başka yana çevirip terlemeye başlar)

Öldürmeyeceksin!

HALE: Evet?

PROCTOR: Hırsızlık etmeyeceksin.Komşularının malına göz dikmeyeceksin.Üstüne resim çizdirmeyeceksin.Allahın adını boşuna ağzına almayacaksın.Benden başka Tanrı tanımayacaksın.(Biraz duraklayarak) Pazar ibadetini unutmayacaksın.(Yine durur)Ananı babanı sayacaksın.Yalancı tanıklık etmeyeceksin.(Dayanır.Parmaklarını tekrar sayar, bir tane eksik olduğunu fark eder) Üstüne resim çizdirmeyeceksin.

HALE: Bunu saymıştınız.

PROCTOR: (Şaşkın) Evet.

(Düşünür, bulamaz)

ELİZABETH: (Yavaşça) Haram kadın, John.

PROCTOR: (Ciğerine gizli bir ok saplanmış gibi) Evet, o işte.(Gülümsemeye çalışır.Hale'e) On buyruğu da biliyoruz ikimiz bir araya gelince.(Hale, Proctor'a dikkatle bakar, onu iyice anlamaya çalışır gibidir.Proctor sıkılır) Bir eksik büyük bir kusur sayılmaz herhalde.

HALE: Din bilgisi kale gibidir, bayım; kalede bir tek gedik oldu mu, bütün kale gider.

...

HALE: Mahkemede öyle türler ürpertici gerçeklerin ortaya çıktığını gördüm ki...Şeytan, Salem'de fink atıyor, her parmağın gösterdiği ipucunun ardından gitmek zorundayız.Gitmemek ne haddimize!

PROCTOR: (Öfkeyle) Böyle bir kadın nasıl çocuk öldürebilir?

HALE: (Büyük bir azap içinde) Behey insanoğlu, unutuyor musunuz?Şeytan cehenneme düşmezden bir saat önce, Allah onu güzel güzel oturuyor sanıyordu.

...

DANFORTH: Bay Proctor, Şeytan seni görmeye geldiği zaman Rebecca Nurse de yanında mıydı? (Proctor susar) Haydi be adam, cesaret biraz.Bu kadını hiç Şeytan'la gördün mü?

PROCTOR: (Neredeyse duyulmaz bir sesle) Görmedim.

DANFORTH: (Gocunarak John'a bakar, sıraya gider, asılacakların listesini alır) Bunun kız kardeşi Mary Easty'yi Şeytan'la gördün mü?

PROCTOR: Hayır, görmedim.

DANFORTH: (Gözlerini Proctor'a doğru kısarak) Martha Corey'yi de Şeytan'la görmedin mi?

PROCTOR: Görmedim.

DANFORTH: (İşin ne olduğunu anlayarak; listeyi yavaşça sıraya bırakır) Hiç kimseyi görmedin mi Şeytan'la?

PROCTOR: Görmedim.

DANFORTH: Proctor, sen beni yanlış anlamışsın.Benim bir yalan karşılığı size can bağışlamaya niyetim yok.Şeytan'la birilerini görmemiş olamazsın.(Proctor susar) Bay Proctor, bir sürü insan bu kadını Şeytan'la gördüklerini itiraf etti.

...

Arthur Miller
Cadı Kazanı (The Crucible)
Türkçesi: Sabahattin Eyuboğlu - Vedat Günyol
Mitos Boyut Yayınları

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder