Bizlere 'herkese özgürlük ve adalet' kavramını öğretmişlerdi; oysa gerçekte özgürlük ile adalet çoğu kez birbiriyle çelişiyordu.Para peşinde koşmanın adil olmakla ilgisi yokt; o konuda geçerli toplumsal ilke 'her koyun kendi bacağından asılır' görüşüydü.Bu piyasanın nasıl insanlıktan uzak olduğun u kanıtlamak istercesine, neredeyse bütün atasözleri de hayvanlar aleminden alınmıştı: kurtlar sofrası, insan insanın kurdudur, boğalar ve ayılar, batan gemiyi önce fareler terk eder, yaşamak güçlünün hakkıdır.Para, dünyayı kazananlar ve kaybedenler, sahip olanlar ve olmayanlar diye bölmüştü.Bu kazananlar için eşi bulunmaz bir düzendi, peki ya kaybedenler ne olacaktı?
---
Bu ödülün amacı günümüzün en büyük anti-kişilerini...dünyevi hırsların tümünü reddeden, zengin sofralarına sırt çeviren yetenekli kişileri tanıtmaktır.
---
Bu yarışmanın amacı başarısızlığı ödüllendirmekti.Sıradani günlük yılgınlıklar ve tökezlemelerin değil, görkemli düşüşlerin, kendi kendini sabote etmenin büyük örnekleri peşindeydim.Bir başka deyişle, en büyük olananaklardan en önemsiz sonuca ulaşmış; yaşama her türlü avantaj, her türlü yetenek, her türlü başarı olanağıyla başlayıp bir hiç durumuna gelmiş olan kişiyi seçmek istiyordum.
---
Görünürde bir yel değirmeni olduğu sürece onunla savaşmaya hazırdım.
---
Para uğruna kitap yazmanın karşılığı bu kadar ediyordu.
Cebi Delik
Paul Auster
2 Temmuz 2014 Çarşamba
the station agent(2003), freight train, joan baez
The Station Agent(2003)
"Diğer vasıtalar fazlalığı taşıyadursunlar, tren içimizdeki çokluğu, çocukluğu taşımıştır, taşıyıp durur.
O yüzden artık "yolculuk nereye?" diye
sormanın da anlamı yoktur.Yolculuk buraya kadardır..
Çocukluğu da, buharlı
yolculukları da emanete brakma zamanıdır."
Haydar Ergülen
kafka öykülerinden
Herkes kanuna göre ölüyor, değil mi?
---
Nil'in bizi aklayacak suyu yoktur.Yaşayan bedenlerinin yalın görüntüsünden daha temiz havaya, çöle kaçıyoruz; orası bu yüzden vatanımızdır.
---
Ölen her şeyin, önceden belirlenmiş bir çeşit hedefi, bir uğraşı vardır ve bu yüzden yıpranmıştır.
---
"Beyefendi nereye gidiyor?" Bilmiyorum" dedim, "Sadece buradan gitmek, sadece buradan gitmek.Sürekli buradan giderek hedefime ulaşabilirim." "Hedefini biliyorsun yani?" diye sordu."Evet" diye cevap verdim, "Dedim ya buradan gitmek, işte hedefim bu."
---
Benim talihsizliğim sallanan bir talihsizliktir, ince bir uçta sallanan talihsizlik, ona dokununca soranın üstüne düşer.İyi geceler efendim.
Franz Kafka
intihar etmek için uzun bir hayat, intihar dükkanı(2012), animasyon
Not: İntihar acıdır..Acı olan matah değildir.Bu da burada matah olmayana sevk gibi değil, karikatürize edilmiş bir numune olarak kalsın.Hayatında iyi durmayan çizgilerin, yakıştığı sayfalar ve kareler vardır.O çizgilerin üzerinden giderek çekilir kılabildiğimiz hayatlar olmuştur; ve olmalıdır da..
Sizi yiyip bitiren dertler
- yiyip bitiren dertler
- Nefis bir ölümden daha tatlı ne olabilir ki?
- Nefis bir ölüm
Aklınızı başınıza toplayın ve cesur olun
aklı başında ve cesur
Haydi söyleyin
- İntihar etmek için uzun bir hayat!
- Gir, gir Korkmana gerek yok.Akşam 8'e kadar açığız.
Her şey açık,
Yanlış anlaşılcak hiçbir şey yok
- yiyip bitiren dertler
- Nefis bir ölümden daha tatlı ne olabilir ki?
- Nefis bir ölüm
Aklınızı başınıza toplayın ve cesur olun
aklı başında ve cesur
Haydi söyleyin
- İntihar etmek için uzun bir hayat!
- Gir, gir Korkmana gerek yok.Akşam 8'e kadar açığız.
Her şey açık,
Yanlış anlaşılcak hiçbir şey yok
'doğadaki insan'dan bir karacaoğlan türküsü, niçin ağlamayım niçin gülmeyim, serdar kılıç
Niçin ağlamayım niçin gülmeyim
Deli gönül bir sevdaya bağlıdır
Özü şirin sözü şirin bir güzel
Gamzesi ok kaşı yaya bağlıdır
Karacaoğlan der ki düştü bir fırsat
Daha yadlarınan eylemem sohbet
Söküldü yürekten eski muhabbet
Şmdi gönlüm nazlı yare bağlıdır
Deli gönül bir sevdaya bağlıdır
Özü şirin sözü şirin bir güzel
Gamzesi ok kaşı yaya bağlıdır
Karacaoğlan der ki düştü bir fırsat
Daha yadlarınan eylemem sohbet
Söküldü yürekten eski muhabbet
Şmdi gönlüm nazlı yare bağlıdır
véronique’in ikili yaşamı, krzysztof kieslowski
Véronique’in İkili Yaşamı/ The Double Life of Veronique / Krzysztof Kieslowski
"kuyuya sarkıttığın kadardır
gerçek, sonrası sensin"
gece ziyaretçisi, b.traven
Bazı cahil kişiler kalkarlar size, savaş alanlarındaki cesaretin bir fazilet olduğunu söylerlerse inanmayın sakın.Bu cesaret denen şey, bazı dönemlerde, bazı yerlerde ve bazı koşullarda, hele özellikle Meksika'da bir enayilik göstergesidir yalnızca.Bu ülkede kimse dişleriyle tabanca kurşunu yakalayan cambazlara benzemek istemez, böyle şeyleri görmek için sirke gitmek daha akıllıcadır.---
Köyün içinden geçmedik, yanından dolaştık.Dört bir yanımızda kızgın kızgın havlıyordu köpekler, bizi farketmeyenler ise görenlerden daha beter havlıyorlardı, herhalde bizi farketmedikleri sanılmasın diye ya da havlama zevkini yalnızca diğerlerine bırakmamak için bu kadar azıyorlardı.
---
Akıllıca yönetilmiş bir haydut çetesiyle bazı bankaların yönetici kurulları arasında hiçbir fark yoktur.Ve çoğu kez, iyi ya da kötü işler başarıyla gizlenir, masum bir görüntü ya da basit bir yüzün ardına.
B. Traven
Gece Ziyaretçisi
güvercinin kaybolan gerdanlığı, nacer khemir
Güvercinin Kaybolan Gerdanlığı / Le Collier Perdu De La Colombe / Nacer Khemir
"Hakikat, asâ-yı Musa’dır; o ortaya çıkınca sihirbazların oyunları bozulur; bütün yaldızlı yalanlar yok olur."
O.Şimşek
17 Mayıs 2014 Cumartesi
kötülüğün yayılması, sıradanlaşması üzerine, cehenneme yürüyüş, ümit kıvanç
![]() |
| Tenzin Chopak |
Esas zarar peşindekilere
Türkiye yeni sağının lideri, ilk bakışta insana mantıksız görünse de, esasında en büyük zararı, acımasız polis şiddetini reva gördüğü, her fırsatta hakaret ettiği muhaliflerine değil, kendi seçmenlerine veriyor. Onlara izanlarını, vicdanlarını iptal ettiriyor, onların insanlığını eksiltiyor. Bu süreçte komprime bir tavır önerisini her zaman muhakkak içeren şu üslûbun belirleyici rolü var. Üslûp, ifadeden önce gelen, tasarlama, bazen bulma, keşif veya icat etme, formüle etme aşamalarında da yol gösteriyor. Öyle bir mâmûl gerçeklikle çıkıyor ki insanların karşısına, hem herkes neye nasıl tavır takınacağını hem neden böyle yapacağını, yani kullanacağı argümanları şunları bunları hem de bunun altından kalkabilmek için ihtiyaç duyacağı şirretlik dozunu, nereden nasıl vuracağına dair yol yordamı öğrenebiliyor.
AKP liderinin seçmenine kolaylıkla verebildiği mesajlar, şüphesiz oradan oraya rahatça taşınabilecek, karmaşık olmayan yapılara sahip. Ancak yine de, herhangi bir olay karşısında, bu olayın hangi kahramanlarına ne mesafede durulacağı, kime niye karşı olunacağı, bunun hangi gerekçelere dayandırılacağı, kendilerine yönelebilecek muhtemel eleştirilere karşı ne tür itiraz öne sürüleceği gibi temel ilkyardım bilgilerini bütünüyle içeriyorlar. Elbette bunların dile getirilişinde münasip kaçacak şiddet dozunun bilgisiyle birlikte.
Başbakan, kendisine kayıtsız şartsız bağlılık gösteren geniş seçmen kitlesini şimdiye kadarki bütün manevralarında arkasından firesiz sürüklemeyi, yönlendirmeyi başardı. Elindeki, ağzı laf yapan, eli kalem tutan kapıkulu ordusunun kararlı, adanmış aracılık faaliyetinin katkısını gözardı etmemeliyiz elbette; ama onlara örnek olan, kendininki gibi bir üslûp kazandıran, kendi başlarına muhtemelen cüret edemeyecekleri bir küstahlık aşaması için onları yüreklendiren yine liderdir. Aynı zamanda varlıklarıyla tabiî ki bu ahir zaman yıldızlarıyla asla kıyaslanamayacak kadar iddiasız, geniş takipçi kitlesinin belki bazen, fazla gerilimden endişe duyabileceği zamanlarda, makamlarına hem gevşekçe hem küstahça yerleşmiş bu kapıkulu tayfası bu endişeyi yatıştırmaya yarıyor. Bunların kendinden aşırı emin, ukala, cüretkâr, saygısız, küfürbaz davranışları, o kitleye, peşine takıldığı kuvvetin gelip geçici olmayabileceği izlenimi, dolayısıyla belli bir emniyet hissi verebiliyor.
Adım adım kötülüğe doğru
Buraya kadarı, Türkiye'nin 2000'lerine özgü bir siyaset tarzı, bir toplumsal oluşum kabul edilip yorumlanır, değerlendirilirdi, biterdi. Ama bahsettiğimiz mekanizma içerisinde, liderin kendisine bağlı kitleyi sürekli biraz daha fazla kötülüğe doğru çekmesi diye bir olgu var ki, işin rengini tamamen değiştiriyor. AKP lideri, kendi seçmeni için dahi apaçık kabul edilemez durumlar ortaya çıktıkça, fütursuzca adımlar atıyor. Bu adımlar genellikle kendisi, yakın çevresindeki önderlik elemanları, kapıkulları ve kitlesinin hep birlikte bulunduğu yerden öteye doğru oluyor. Adımı atıyor ve daha atarken, kendinden içerikli üslûbuyla anlatacağını anlatmış oluyor: Benimle gelecekseniz bundan böyle yerimiz burası. Yani: bizim için şu iyidir, şu kötüdür, derken, şu haindir, bu düşmandır'a geçiliyor. Sonra bir adım ötede başka bir çember: bizim polisimiz insan öldürecek, göz çıkaracaktır, bundan rahatsızlık duyamazsınız, iktidarda kalmamızın bedeli bu. Haydi bir adım öteye, yeni bir çember: Benimleyseniz, MİT TIR'larının durdurulmasını vatana ihanet sayacaksınız. Hop! Bir başka adım: Benimleyseniz, düne kadar itibar ettiğiniz bir hocaefendiye soytarı diyeceksiniz, Haşhaşi diyeceksiniz, Cemaat'çileri vatan haini sayacaksınız. Benimleyseniz, varoşun TİKKO'cusuyla Nişantaşılı holding yöneticisini aynı cephenin savaşçısı ilân edecek, size benzemeyen herkesin elbirliğiyle sizi mahvetmek istediğine inanacak, "Gezici"lere söveceksiniz, hattâ zaman zaman elinize sopa alıp saldıracaksınız. Haydi bir adım daha atalım: Ölen çocuğun annesini yuhlayın dediğimde yuhlayacaksınız ki, imanınızı, kararlılığınızı göreyim.
O çıtayı sürekli yukarı çektikçe ve destekçileriyle birlikte içinde yeraldığı daireyi mütemadiyen silip biraz daha öteye çizdikçe, sadece siyasî bir değişim meydana gelmiyor; aynı zamanda
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)







