gozo ve sagre etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
gozo ve sagre etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

13 Aralık 2025 Cumartesi

Marsyas - Fibula - Uğur Erbaş

Marsyas - Fibula
Müzik: Uğur Erbaş

Grafik Tasarım: Uğur Erbaş

Kapadokya'da Bahar - Fibula - Uğur Erbaş

Kapadokya'da Bahar - Fibula
Müzik: Uğur Erbaş

Grafik Tasarım: Uğur Erbaş

Haziran - Fibula - Uğur Erbaş

Haziran - Fibula
Müzik: Uğur Erbaş
 

Grafik Tasarım: Uğur Erbaş

Arşipel - Fibula - Uğur Erbaş

 Arşipel - Fibula
Müzik: Uğur Erbaş

Grafik Tasarım: Uğur Erbaş

Seyyah - Fibula - Uğur Erbaş

 Seyyah - Fibula
Müzik: Uğur Erbaş

Grafik Tasarım: Uğur Erbaş

Bir Zamanlar - Fibula - Uğur Erbaş

Bir Zamanlar - Fibula
Müzik: Uğur Erbaş

Grafik Tasarım: Uğur Erbaş

Ala Şafak - Fibula - Uğur Erbaş

Ala Şafak - Fibula
Müzik: Uğur Erbaş

Grafik Tasarım: Uğur Erbaş
 

Lorem İpsum - Fibula - Uğur Erbaş

Lorem İpsum - Fibula
Müzik: Uğur Erbaş

Grafik Tasarım: Uğur Erbaş

Mastor Dünya - Ceren Kaçar & Fibula - Uğur Erbaş

Mastor Dünya - Fibula - Ceren Kaçar
Söz: Uğur Erbaş
Müzik: Dimitrios Semsis

Yaz olur beklerim ben gelsin zemheri
Kış gelir isterim güneş dönsün geri

Derdim âlâ başımdan
Günler gider yaşımdan
Mastor dünya döner durmadan

Gel çıkalım biz göklere
Alargadan bak derdine

Kim kaçar ki bahtından
Zalim iner tahtından
Mastor dünya döner durmadan

Derdim âlâ başımdan
Günler gider yaşımdan
Mastor dünya döner durmadan

Yıldızlar altında türkü söylüyorsan
Her martavala pabuç bırakmıyorsan

Varın çoksa yoğundan
Keyfin gıcır çoğundan
Mastor dünya döner durmadan

Derdim âlâ başımdan
Günler gider yaşımdan
Mastor dünya döner durmadan

Ah ne zaman gelir geri
Çöz palamar, sal gideni

Derdim âlâ başımdan
Günler gider yaşımdan
Mastor dünya döner durmadan

Uğur Erbaş

Frigya'da Bahar - Fibula - Uğur Erbaş


Frigya'da Bahar - Fibula
Müzik: Uğur Erbaş

Grafik tasarım: Uğur Erbaş

12 Aralık 2025 Cuma

Fidanlara Ağıt - Fibula - Feat Melisa - Uğur Erbaş

Fidanlara Ağıt
Fibula - Feat Melisa
Söz: Uğur Erbaş
Beste: Manos Hadjidakis

Bir geziye çıkacaksın çınarlar arasında,
Kaybolmadan kuş sesleri bu şehrin karasında.
Bir ağaç göreceksin, dalları göğe uzanmış,
Annen kadar cömert yurdun toprağına kök salmış.

Gölgesinde uzanınca azalacak tüm derdin,
Olmasaydı üzerinde bu yeşil dam neylerdin?
Çöller gibi alev alan bu şehrin sokakları,
Döner durur ama yine selamlar ağaçları.

Kırıldı ayağı kolu, yaprağı değdi yere,
Dallarından kalkan kuşlar uçup gittiler göğe.
Fidanlar koşup geldiler çınarı kaldırmaya,
Kenetlendi parmakları, duvar oldular yola.

Gözleri kanlı yaş doldu, kesildi nefesleri,
Ne bir can aldılar ne de adım attılar geri.
Toprak Ana'nın aşkına can verdiler fidanlar,
Ağacı can görmeyenler can derdinden ne anlar.

Yapraklar sararıp solsa, kökler kopsa yerinden,
Mavi gökler kararsa da güneş doğar yeniden
Bir rüzgâr esip dolacak şehrin caddelerine,
Dönüşecek bu çığlıklar ilkyaz çiçeklerine.

Yeşerip kuşlar konacak çınarın dallarına,
Uyanacak şarkısıyla haziran sabahına.
Fidanlar korkmaz ölümden kırılıp gitseler de,
Hiçbir fidan unutulmaz uzun yıllar geçse de.

Uğur Erbaş


Grafik Tasarım: Uğur Erbaş

23 Mart 2023 Perşembe

23 Mayıs 2020 Cumartesi

Gozo ve Sagre Üzerine, Uğur Erbaş Röportajından, Merve Kalemci

Gozo ve Sagre 
- Çıkış süreci ve 4 yıl boyunca verilen bir emek üzerine -
'Uğur Erbaş Röportajı'ndan
Tasarım Sohbetleri - Merve Kalemci

Kitap Tanıtım Animasyonu: https://vimeo.com/255695816











3 Temmuz 2019 Çarşamba

gozo ve sagre, uğur erbaş

Gozo, Ude ve Sagre


 Yelkovan


 Morev


 Okre Ana ve Cacun


 Zarabel


 Napuzar


Gatikura



Gozo ve Sagre
Uğur Erbaş
İletişim Yayınları

28 Mart 2019 Perşembe

gozo ve sagre, uğur erbaş, tanıtım videosu

Gozo ve Sagre - Uğur Erbaş
İletişim Yayınları

Müzik: Onur Özmen

“Dağların, ovaların, ırmakların, göllerin ve denizlerin arasında, havada, karada, suda ve toprak altında yaşayıp giden her çeşit varlığın orta yerinde dururdu bu koskoca kaya. Üzerinde bir adam oturur, oturur, otururdu.”

Başka bir dünya, başka bir harita.
Asırlar önce bırakmıştı insanlar hayvanları yemeyi.

Uğur Erbaş, aklın ve kalbin yenilgisini anlatıyor.
Her zaman olanla hiç olmayan arasında…

Gozo ve Sagre, gün ışığını arayan fantastik bir grafik roman, trajik bir “dünya tarihi”. Yaklaşan karanlık, kaosun arifesi.







18 Kasım 2018 Pazar

gozo ve sagre, uğur erbaş




-Yalnız ben görebilirim.Ude yalnız benimle konuşabilir.
-Ude?
-Gozo'nun yardımcısı.
-Kendi neden konuşmuyor?
-Her şeyi bilir de ondan.
-Ya bildiği her şey yanlışsa?
-Sizin kütüphaneniz gibi bildiği değişmiyor sürekli.
-Cirleş suratın bile her gün buruşurken bildiğin nasıl aynı kaldın?









"Tiran yükseldikçe sözünden çıkmayan dört adamı, dört adamdan paye bekleyen yüzlerce armut kafalı, yüzlercesinin artıklarına muhtaç binlerce muşmula suratlı, mecburlardı artık her söylediğini yapmaya.

Aç kölelere döndü şehrin geri kalanı.Tiran durdurmak için talanı aldı bütün yetkileri üzerine, halka adaletli dağıtacaktı erzağı.Halk bir daha göremedi adaleti.Tiran köleleri yarıştırıp eğlenirdi.Kazanan zavallılara erzak verirdi.Bilmez ki köle erzak zaten kendinindi.

Güçlü köleler askeriydi artık tiranın.Saldırdılar, içine ettiler oranın buranın.Ne kadar ganimet, erzak, şarap varsa...yine fıçısına doldu tiranın.

Kapladı dünyayı köleler şehri Marsolat.Ormanda bekleyen ağaçlarındı kabahat.Kesip attılar çamları, meşeleri, çınarları.Ne hayvanlar kaldı geriye ne bitki, ne hayat.

Tek damla yağmur düşmedi tiranın büyük ülkesine.İçecek su kalmadı, çeşmeler döndü gilaburu sirkesine.Ölümcül illetler yılan gibi akarken sokaklara, her gün canları giden köleler şükrediyordu ülkesine.

Tiran artık korkuyordu hastalıktan ve halkından.Dünyanın en uzun kulesini yaptırdı kesme taşından.Kapattı kendini bir arşın yüksekteki evine.Yüz adım yaklaşan köle ayrı düşerdi başından.

Kapkara bir kış günü açlıktan...ölülerini yedi insanlar.Yeter dedi köleler, başladılar yıllar süren savaşa.

Toz duman dağılınca ne halk kaldı yaşayan, ne asker, ne tiran.Arta kalanlar dağıldılar dünyanın üzerine.Aynı utancı bir daha yaşamamak için, Murka yasasıyla yemin etti herkes birbirine.Bundan sonra ne hayvanları yiyeceklerdi ne de ölülerini.Doğayı alt eden insan balta vurur geleceğine."



"Seyyahlar yollara aşık olurlar sanırdım."





"Kütüphanecibaşı ölünce yerine geçti Dazar.Şehir göçe gidecek iken dedi ki 'bir fikrim var!"
'Tekrar hayvanları yemeliyiz eski çağlardaki gibi." İhtiyarlar inatçıydı.Bir türlü ikna edemedi.Kimseler görmeden, kimseler duymadan, bir gün ihtiyarlar kayboluverdi ortadan.Ölümler her geçen gün artarken...bir tek Dazar kaldı kararları uygulayan.Ortada dolanan mereleri yediler önce.Seyyahlar görmesin diye gizlice, şehrin dışına taşıdılar kütüphaneyi.Koca şehre yetmedi mereler.Onlarca mızrak dövdü demirciler.Avcılar açıldılar gözetleyip yolları.Gizlice avladılar ormandaki hayvanları.Önce küçük hayvanlar, mereler, kuşlar, balıklar.Sonra büyükleri, daha daha büyükleri."


"Geçse de üzerinden uzun yıllar, Marsolat muhteşemdi" diyordu kitaplar.Eğer güçlü olacaksak geçmişteki kadar, gerekliydi bize muhteşem tiranlar.Eskisi gibi değildi Caborya halkı.Ele geçirdi onları bencillik ve hırsları.Düzen değiştikçe arar oldular, onlara yön verecek eski zaman tiranlarını.Ne söylese ne yapsa Dazar, doğruluğundan şüphe duymadılar.Hatasını söylemeye cesaret edeni, yakalayıp bu zindanlara attılar."


"Düşman, ilk umuda saldırır.
Ne de olsa umutsuzları alt etmek kolaydır.
Sen de kaybetme umudunu diyeceğim ama söylediklerimi anlar mısın emin değilim."


-Hadi bana cevabını bilemeyeceğim bir şey sor.
-Ne sorayım?
-Bilmem.
-Gördün mü?Senin bilemeyeceğin bir şey sormak zor değil.


-Ölüleri neden kimsenin bilmediği yerlere gömerler?
-Ataların toprak olduğunda, aynı saygıyı toprağa da göstermen için


- Umut nedir Gozo?
- Gozo umuttur Sagre.


"Yelkovan ölmedi Sagre.
Yaşıyor güneşin doğduğu yerde.
Artık üzülme, toprağa gitmez ölüler.
Yaşarlar hepsi güneşin doğduğu yerde."


"Ude uçmuyordu başında.
Gozo görünmedi ortada.
Geçti yine kayaların başına.
Yalnızca baktı toprağa toprağa."







"Dazar durmadan yeni düşmanlar yarattı.
Hiçbir zaman azalmasın diye halkının ona ihtiyacı,
seyyahları, kitapları, hayvanları, doğayı, 
düşman ilan etti halkına dünyanın geri kalanını."









"Buradaydım yanarken Marsolat'taki büyük kule.
Buradaydım tepemde oturuken Sagre."


Gozo ve Sagre
Uğur Erbaş
İletişim Yayınları