18 Ocak 2022 Salı

Oyuncaklar, Abdülhak Şinasi Hisar - Geçmiş Zaman Köşkleri


OYUNCAKLAR

Şimdi ben kendimi cennetten düşmüş bir adam gibi hissediyorum.

Benim cennetim büyükbabamın Büyükada'daki bahçesiydi.Burada âşık olduğum çiçekler vardı.Özellikle renk renk güller, kızıl karanfiller, mor menekşeler ve beyaz yaseminler.Bu bahçeyi kutsal bir yer sayar; toprağı, suyu, ayı, yıldızları tanrısal şeyler diye bilir ve akrabam Kısâs-ı Enbiyâ'nın şahısları gibi kutsal ve sürekli bir tarih içinde yaşarlar sanırdım.

Yıldızlı gecelerin divanı -bazı kelimelerini anlayamayarak okumasını gelecek günlere bıraktığım kocaman bir şiir kitabı gibi- sonraya bırakırdım.Ruhumla kucaklamaya daha kıyamayarak ay ışığına yan gözle bakardım.Ve gönlüme dolmak isteyen bu tılsımlı parıltıyı iterek: "Zamanı gelince!" derdim.

Bu bahçede kendimin âdeta dünya sahibi olduğunu duyardım.Elime sevdiğim ve kokusuna bayıldığım bir çiçek alırdım.Onu öper, yüzüme sürerdim.Fakat ellerim bu bol çiçekler arasından koparmış olduğumu, bazen birer ve gönlüm acıyarak onun nazlı yapraklarını koparırdım.

O vakit elimde ne gül, ne karanfil, ne menekşe ve ne yasemin kalırdı.İhtimal ki istediğim şey bu çiçeklerin nasıl yapılmış olduğunu daha iyi görmek, onların vücuduna daha derinden ermekti.Ancak elimde kalan solmuş, bir kelebek ölüsüne benzeyen bir şeydi ki bunu yere atardım.

Fakat o zaman ellerimin altında cennetimin açılmış bütün sayısız çiçekleri vardı!

Hayatta hepimiz böyle ellerindeki oyuncaklarının üstüne atılarak canlarını çıkaran çocuklarız.Bunların birer oyuncak olduğunu; nasıl yapıldıklarını anlamak değil onları bozmamak ve zevkleriyle yetinmek gerektiğini ne kabul ediyor, ne de bize bu yolda nasihat edilse, söz dinliyoruz.Tatlı ve nazlı şeylere daha derinden ermek için onları kırarak kendimizi en arı, en özlü zevklerimizden yoksun kılıyoruz.Her şey, böyle bir maymun iştihasıyla elimize alıp bir an için yerlere attığımız oyuncaklardır.

Küçükken sanırız ki oyunlar ve oyuncakların mevsimi çabuk geçer; hayat gittikçe ciddileşir, insanlar yaşlandıkça uslanır.Aksine, yaşlandıkça daha çok ve daha pahalı oyunlara muhtaç, daha şımarık birer tüketici oluyoruz.Oyunun bir oyun olduğunu bilen çocuklar belki daha ciddileşirler.Sonraları oyunlara daha ciddilikle aldanıyoruz.

Abdülhak Şinasi Hisar
Oyuncaklar
Geçmiş Zaman Köşkleri

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder