27 Eylül 2020 Pazar

Mekanik Bir Piyano İçin Bitmemiş Parça (1977), Neokonchennaya Pyesa Dlya Mekhanicheskogo Pianino, Nikita Mikhalkov

-Aristokrasi, eşitlik ve Darwinizm-

Mekanik Bir Piyano İçin Bitmemiş Parça (1977)
Neokonchennaya Pyesa Dlya Mekhanicheskogo Pianino
Nikita Mikhalkov

Pavel Petrovich Shcherbuk, komşumuz,
süvari, misafir ve alacaklımız.
Evet ve eski generalin yakın arkadaşı.
- Eliniz... lütfen?
- Lütfen yapmayın.
El öpülmesinin kadınları küçük düşürdüğüne inanıyoruz.
Bir erkeğin elini öpmezsiniz, değil mi?
Biz her türlü eşitsizliğe üzülüyoruz,
her eşitsiz
Genç adam, sen bir hukukçusun,
beşeri birimler haricindeki bir bilim dalına katılmamışsın.
bu yüzden özgürlük hayallerine kapılabilirsin,
eşitlik, kardeşlik ve bunun gibi...
Ben mesela, iflah olmaz bir darvinciyim.
Bana göre, "aristokrat", "soylu atalar" boş laftan ibaret.
Ama bize bilimi, edebiyatı ve sanatı veren
aşçının oğlu değildi!







-Hasta Kadın ve Doktor-

Mekanik Bir Piyano İçin Bitmemiş Parça (1977)
Neokonchennaya Pyesa Dlya Mekhanicheskogo Pianino
Nikita Mikhalkov

- Sizin için ne yapabilirim?
- Acilen doktoru görmem gerekiyor.
Bana burada olduğu söylendi.
Adım Gorokhov. Fabrikadaki katibim.
Yeri kirletmemek için ayakkabılarımı çıkardım.
- Memnun oldum Bay Gorokhov.
- Yapmayın, hiç de memnun olmadınız.
Ben de memnun olmadım.
- Doktor alt katta.
- Teşekkürler.
...
- Ne istiyorsunuz?
- Ben fabrikadan Gorokhov .
Sizin için geldim.
Size mektup var.
Şunu tutabilir misiniz lütfen?
- Bu tinselcilik mi?
- Anlamadım.
- Hasta Gorokhova sizin eşiniz mi?
O halde mektup nedir?
Söylemek daha kolay olmaz mıydı?
-Mektup önlem içindi. 
Beni içeri almasalardı bunu bırakacaktım.
- Hayır. Bugün gelemem.Yarın akşam üzeri.
-Anlıyorum ama belki de gitsek iyi olmaz mı?
Atlarım iyidir, patronumun atları.
Mecbur kaldım.
- Anlıyorum ama biliyorsunuz Bay...
- Gorokhov.
- Bugün gelemem. Yarın.
Yada en geç yarından sonraki gün.
- Doktor, Tanrı aşkına, sana yalvarıyorum, hadi gidelim.
- Anladım.
-Affedersiniz.
Beni doktorun meşgul olduğu konusunda uyarabilirdiniz.
Onu rahatsız etmezdim.
Artık hiç gelmeyebilir.
- Çıkış buradan Bay Gorokhov.
- Özür dilerim.
Buraya koyabilir miyim?
...
Kolia, neden onunla gitmedin?
Lütfen bana ahlak dersi verme.
İnsan olmaya çalış.
Sana karşı olan bir duvar gibi olduğum fikrine alışmalısın.
O çok hasta olabilir ve sen burada kaldın?
Bu hoş değil.
Bu seni ilgilendirmez.
Karışmak için çok küçüksün.
Benim karımla bu tonda konuşmaya nasıl cüret edersin! Aylak!
Sen bu çevredeki tek doktorsun!
İnsanlar sana yalvarıyor, sadaka ister gibi,
onlara vermek zorunda olduğun hizmet için.
Yardım etmek için her fırsat bir hazinedir.
- Gitmemi mi istiyorsun?
- Evet!
Pekala, akşam yemeğinden sonra giderim.
Ama biliyorsun...senin için, Michel,
Sen de hayatımda gördüğüm en işine bağlı öğretmen değilsin.
Yani suçlu olan benim, öyle mi?
Özür dilerim.
Yani ben kötü bir öğretmen olduğum için,
sen hastalarını ziyaret etmeyecek misin?
Sen partide içki içerken bırak onlar ölsünler!
Sırf ben üniversiteyi bitirmediğim ve başkasının yerini almadığım için.
Ve sen bitirdiğin için, 
lütfen böyle nazik davranmaya devam et.









-Yemek Sahnesi, Tirad ve Şarkı-

Mekanik Bir Piyano İçin Bitmemiş Parça (1977)
Neokonchennaya Pyesa Dlya Mekhanicheskogo Pianino
Nikita Mikhalkov

Bayanlar ve baylar, 
lütfen benim sağlığıma kadeh kaldırır mısınız?
- Sergel, Neredesin?
- Geliyorum!
Bilirsin, köyün güvenlik görevlisi geçen gün bana
suyun buharlaşmasından dolayı depremler olduğunu söyledi.
Görünüşe göre Almanlar bazı keşifler yapmışlar ve sadece
semi-metallerin bizi kurtarabileceğini söylemişler .
Biraz uyusan iyi olur baba.
Ve sen, Kolia, gülmeyi kes.
Uyku, insanın enerjini yenileyen, doğanın bir mucizesi.
Muhtemelen çok uyuduğum için bu kadar uzun yaşadım.
İşte, buldum onu! Dinleyin!
"Rusya, cesur adamın telaşla koşturduğu muazzam bir boşluktur".
Bu ne anlama geliyor?
Ama cesur adam kim?
Asil kanı temsil ediyor.
Tam olarak!
İnsanlığa sahip olmak, asil kana borçludur !
Peki biz şimdi ne yapıyoruz?
Halka kardeşçe davranıyoruz.
Medeniyet tehlikede!
Hiçbir fikir kalmadı!
Kirli yüzlülerin her şeyi silip süpürmesi an meselesi.
Kirli yüzlüler!
Kirli yüzlüler her yerde, Tanrım!
Bizim yüksek sınıf aristokrasimizin temsilcileri nerede?
Pushkin, Lermontov,
Gogol, Goncharov, Turgenyev nerede?!
- Goncharov bir tüccardı.
- Evet bu doğru! Ne?
Goncharov bir tüccardı.
İstisnalar kaideyi bozmaz.
Bunun yanısıra, sizin Goncharov biz dahiydi.
Felaket an meselesi!
Ve bu felaketi önlemek için, birleşmeliyiz, çok geç olmadan
ve ortak düşmana karşı mücadele etmeliyiz.
Bırakın kirli yüzlülerle ben karşılaşayım ama Pavel Shcherbuk gibi değil,
Aslan Yürekli Richard gibi.
Onlara yumuşak davranmak yeter!
Onların yüzlerine söyleyelim: Çekin ellerinizi!
Sakar işçi sonuna razı gelmeli!
Yüzlerine söylenmeli!
- Lütfen bana güvenmeyin.
- Nedenmiş o, merak ettim?
Çünkü benim babam devlet için çalışan bir işçiydi.
Ve kimsenin hoşuna gitmiyorsa, hemen gidebilirim.
Her neyse, buradaki her şey benim paramla alındı.
Fişekler, silah, hatta piyano bile benim paramla alındı.
Ve siz benim sayemde yaşıyorsunuz bir kirli yüz sayesinde!
Anlamıyor musunuz, Pavel Petrovich?
Senin yaptığın tek şey yaşamayı öğretmek, insanları yöneteceğine inanmak.
Ama siz, sizler, yaşıyor musunuz?
Buna inanıyor musunuz? Hayır!
Siz, Pavel Petrovich, gururlandığınız şey nedir?
Asil kanınız mı?
Ama bugün kimse sizi bunun için beslemeyecek.
Bir şeyler yapmayı öğrenmelisiniz.
Peki ne yapın? Geyik gibi yellenir misiniz?
Sen hiçbir işe yaramazsın dostum.
Ve ben, kirli yüz...
Böyle bir tanımlama seçmek! Kirli yüzlü!
Ben ne olsa yapabilirim.
Benim babam buraya yaklaşmaya bile korkardı.
Ve ben burada onun majestesi ile konuşuyorum.
Ne yapıyorsun, Gerasim?
Bu hiç iyi değil canım.
Başkasının evinde onların ekmeğini yerken onları azarlamak.
Bu hiç hoş değil.
Gerasim Kuzmich, lütfen lambayı kapatır mısınız?
Kokmaya başladı.
Ben kokuya tahammül edemiyorum.
Bu gazyağı da benim paramla alındı.
Çok lezizdi. Leziz.
Anne, öyle korktum ki!
Devam edin, yiyin, bayanlar ve baylar!
Çok teşekkür ederim.
Buraya geldiğimde aç değildim,
bu yüzden az yedim.
Canım, aldırış etme, sana yalvarıyorum!
Hadi ama, şu numaraları bırakın.
Yıllardır hep böyle.
Alacaklılarıma şüphe ile bakıyorum, bu mülkten yarın gönderileceğim.
Ya mülk ya onur!
Ben mülkü seçtim.
Gerasim Kuzmich bizi düşkünler evine gönderebilirdi ama bizi idare ediyor.
Sağlığına, Gerasim Kuzmich!
Aman Tanrım...
Tanrım, bu çok acı verici.
Gördün mü, Sophia?
Zavallı Rusya, bizim güzel ülkemiz!
Rusya'yı rahat bırak, Tanrı aşkına!
- Ama ben demek istemiştim ki...
- Ne?
Ne söyleyecektin?
15 yıldır sürekli üstü kapalı ifadeler kullanıyorsun.
Artık durma vakti geldi!
Konuşup duruyoruz!
Rus ruhu! İnsanların refahı! Fikirler!
Dilin kurumadı mı daha?
Rusya hakkında konuşmaya devam et,
Kirli yüzlü Shcherbuk hakkında da...
Biri fikirlerimizin duvarlarına tırmanabilir, lamba kokmaya başlayabilir.
Konuşuyoruz, yiyiyoruz, uyuyoruz ve bunları açık bir bilinçle yapıyoruz!
Bizim Avrupavari özsaygımız var,
Asya'daki gelişmemize rağmen.
Nasıl olur? Bu söylediğin terbiyesizce!
Elbette, sizin kendi yetersizliğinizi itiraf etmeniz ahlaka aykırı.
Ama bebekleri biberonla beslerken eğlenmek 
köylülere kuyruklu ceket vermek, hiç gayri ahlaki değil.
- Onun zili var!
- Evet! Ve sen de bir zilsin!
Ben sadece kendimi çağırıyorum ve herkes seni çağırabilir.
Üniversiteyi ne zaman bitirdin?
Üç yıl önce.
Peki ne yapıyorsun? Hiçbir şey.
Ve önümüzdeki beş yıl da hiçbir şey yapmayacaksın!
Ama ben gidip bir okulda öğretmenlik yapamam, yapabilir miyim?
Ben açlıktan ölmüyorum, önümde uzun bir hayat var,
neden acele edeyim?
Herkes seni dinlemekten sıkıldı.
Dinlemeyin beni canım!
Baban uyuyor ve kimseyi dinlemiyor.
Herkesi bu yüzden seviyor.
Bu yaşlı adamın sana ne zararı dokundu?
Tamam Bay Tchatsky, herkesin yüzüne tokat attınız.
Bay Tchatsky gerçeği aramıyor sadece kendini eğlendiriyor.
Dövecek uşakları olmadığı için bizi seçmiş.
Her birimizi, hepimizi.
Yine ne var?
Hayvanı getirdiler,majesteleri.
Hangi hayvanı?
Bay Triletsky için araştırılan domuz.
Tamam bu kadar filozofluk yeter! Lütfen Bay Triletsky!
Bu harika!
Domuz burada. Devam et canım.
Dinle, benim bir palyaço olduğumu mu sanıyorsun?
Hepiniz beni palyaço yerine koyuyorsunuz.
Peki benim hakkımda ne biliyorsunuz?
Hepiniz, benim hakkımda ne bilebilirsiniz?
Evet, ben sıkıldım.
Bu delikte kendim olamamaktan ölümüne sıkıldım.
Köpeğin her havlayışında, beni berbat yollarda sürüklemek için
Korkunç atlarla geldiklerini sanıp korkuyorum.
Düşündüğüm tek şey... ishal olmak.
Koleraya yakalanmaktan başka birşey düşünemiyorum,
ve sadece kolera ilgili şeyler okuyorum.
Ama, işin aslı, bu hastalığa yakalanmamak için
o hastalığa yakalanmış insanlardan uzak duruyorum.
Bu utanç verici ve korkutucu ve tamamen iğrenç.
Ah Tanrım...
Bu berbat bir şekilde utandırıcı...
böyle yaşamak ve içmek, tamamen anlamsız.
Ve daha fazlası, hayatında başka hiçbir şey olmadığını bilmek.
Kolia, yalvarıyorum, dur artık!
Ve sizler, durun!
Domuzu ne yapmamı istersiniz?
Çık dışarı !Defol!
Tanrı adına, çık dışarı!
Ben size sormadım; biliyorsunuz.
Majesteleri benden domuz istedi, ben de 
Hepinizden çok sıkıldım!
Şu anda bir adamın güneydeki bir ülkede oturup şunu düşündüğünü hayal edin:
"Şimdi kayığıma binip muz toplamaya gideyim".
Güzel!
Geçenlerde bir hikaye okudum...
Nerede olduğunu hatırlamıyorum.
Kısa bir hikaye ama hoş.
Bir kız hakkında.
Kız bir öğrenciye aşıktı, öğrenci de kıza.
Öğrenci kıza kitap okurdu, kız dinlerdi.
Akşamları nehir kıyısında oturup teknelerin ışıklarına bakarlardı.
Şarkılar söyleyip, hayaller kurarlardı...
Öpüşürler ve karşılıklı yemin ederlerdi.
- Kim yazmış bu hikayeyi?
- Hatırlamıyorum.
Kız saçını kulaklarının arkasına doğru tarardı,
ve her zaman nehrin suyu gibi kokardı.
Hayatlarının büyük olacağını hayal ederlerdi,
sürekli bir kutlamayla, ikisine de yetecek büyüklükte.
Ve onlar çok mutluydular.
Bir gün kız, Petersburg'a gitmek için 
birkaç günlüğüne ayrılmak zorunda olduğunu söyledi.
"Gitmeme izin verecek misin?" diye sordu kız.
"Vereceğim," dedi oğlan.
"Ama seni çok özleyeceğim".
Gece yarısı onu istasyona götürdü.
Ona sıkıca sarıldı.
Onun ellerini sımsıkı tuttu, gözyaşlarını tutmakta zorlandı,
ama hiçbir şey diyemedi.
Tren hareket ettikten sonra,
o, zaklaşan ışıklara baktı ve yavaşça tekrarladı:
"Benim canım sevgilim...benim muhteşem sevgilim..."
Bir gün geçti.
Ve bir gün daha, sonra beş gün daha.
Ve bir ay daha geçti.
O geri dönmüyordu.
Hiçbir zaman da geri dönmedi.
Öğrenci istasyona gitti, orada içti,
Sonra trenlere baktı ve tekrar içti...
Ama bir süre sonra kendine geldi...
ve sıradan bir adam oldu.







-Final Sahnesi & Cinnet-

Mekanik Bir Piyano İçin Bitmemiş Parça (1977)
Neokonchennaya Pyesa Dlya Mekhanicheskogo Pianino
Nikita Mikhalkov

- Ne istiyorsunuz, Porfiry Semyonovich?
- Sana söylemek istiyorum...senden nefret ediyorum.
Sen bir alçaksın.
Hayatımı mahvettin.
Ve daha fazla kişininkini mahvedeceksin.
Herkesi suçladın ama kendin sefahat ve sadakatsizlik tohumları ektin.
Hayatın seni yeterince dövmemesi çok büyük adaletsizlik...
Ama cezalandırılmalısın ve feci şekilde dövülmelisin!
-Neden benim cezalandırılmadığımı düşünüyorsunuz, Porfiry Semyonovich?
- Hiçbir şey cezasız kalmaz.
Biliyorsun...
Hakkımda ne düşündüğün beni ilgilendirmiyor.
Dürüst adam!
Neden dürüst olduğunu biliyorum.
Sen günah işleyemiyorsun.
Yaşlı olduğun için yapamadığın şeyler için kendini suçluyorsun.
Yeterince açık mı?
...
Tanrım...Merhametli Tanrım...
Mutlu olmak için ne kadar az şeye  ihtiyacımız var!
Sıcak bir trenin içinde oturmak,
ışığın altında çay içmeknve diğer yolcularla sohbet etmek.
İyiliğe doğru gidersen, anlamsız geçen yıllarını arkanda bırakırsın.
Ah Tanrım...
Şimdi eminim ki:
Bir kez ihanet yeterlidir,
inandığın ve sevdiğin şeylere sadakatsizliğe,
ve sonra asla yalanlardan ve ihanetten kurtulamazsın.
Bağışlayan Tanrım! Beni koru, beni güçlendir ve yol göster!
Seni bekliyordum
Mikhail Vassilyevich.
Mikhail Vassilyevich...
Hadi gidelim!
Sen beni dirilttin. Ağır bir uykudan uyandım.
Çok mutluyum.
Bütün hayatım boyunca bunun için sana minnettar kalacağım.
Her şeyi düşündüm!
Yeni bir hayata başlayacağız!
Bir dağ pınarı kadar saf, bir güneş kadar parlak bir hayata.
Terleyene kadar, yorgunluktan ölene kadar çalışacağız!
Kazandığımız ekmeği yiyeceğiz, tozdan ve pislikten uzakta.
Biz...işimizden keyif alacağız!
Ve hayatımız adaletle, aydınlıkla ve saflıkla dolu olacak.
Sen çocukları eğiteceksin, ben de sana yardım edeceğim.
Basit kıyafetler giyeceğiz,
sade yemekler yiyeceğiz.
Sadece buradan gidelim,
Misha, en hızlı şekilde!
Götür beni!
Tut elimi!
Seni beklerken çok üşüdüm...
Mikhail Vassilyevich?
Hayır... Sofia, öyle değil!
O değil... o değil...
Ben otuz beş yaşındayım!
Otuz beş yaşındayım.
Siz iyi misiniz?
Beni mi izliyordun?! Gözlüyor muydun beni?!
Ben otuz beşim! Her şey mahvoldu!
Her şey! Sasha!
Alexandra!
Her şey mahvoldu! Otuz beş!
Ben bir hiçim! Bir hiçkimse!
Sıfır! Ben otuz beşim!
Lermontov sekiz yıldır mezarda!
Napolyon bir generaldi!
Ve ben senin yüzünden lanet olası hayatta hiçbir şey yapamadım!
Sasha!
Hayatımı mahvettin!
Senin yüzünden ben bir hiçim!
Alexandra! Benim gerçek benliğim nerede?
Ben işe yaramazın tekiyim!
Gücüm nerede , ya aklım, yeteneğim nerede?
Harcanmış bir hayat!
Dur artık!
Sen de buradaysan,neden ateş için için yanmıyor?
Senden nefret ediyorum, kanaryalarından da, broşlarından da!
Ama seçeneğin yok, aynı benim gibi!
Seni her gün görmek, sesini duymak,
kendimi ve seni aşağılamak ve başka seçeneğin olmadığını bilmek!
Utanmıyor musun?
Bir hiçkimse!
Ben sizden farklı değilim.!
Hepiniz buradasınız, değil mi?
Herkesi rahatsız ettim, değil mi?
Herkesi uyandırdım mı?
Boşverin! Ben gittikten sonra dinlenirsiniz!
Misha!
Mishenka! Misha!
Mishenka!
Misha! Mishenka!
Mishenka! Sevgilim!
Mishenka, canım...kocam...
Sen yaşıyorsun...
Bu yüzden, ben de yaşayabiliyorum.
Seni çok seviyorum, Mishenka.
Seni seviyorum, ne olursan ol.
Sen benim bütün dünyamsın.
Hiçbir şeyden korkmuyorum,
Her şeye dayanabilirim...
Çünkü dünyadaki hiçkimse seni benim sevdiğim kadar sevemez.
Mishenka, sen yoruldun.
Sen biraz dinlen,
ve biz tekrar mutlu olacağız.
Ve uzun bir hayatımız olacak.
Ve şans hep bizim yolumuzda olacak.
Birlikte yeni,parlak ve saf bir dünya göreceğiz.
Ve, yeni güzel insanlar bizi anlayacaklar ve affedecekler.
Biz sadece sevmeliyiz...
Biz sevmeliyiz, Mishenka.
Biz seversek, uzun ve mutlu bir hayat yaşarız...
Sashenka...Benim canım sevgilim !
Benim kurtuluşum...
Neden böyle oldu, neden?
Hadi, gidelim canım.
- Beni affedecek misin, lütfen?
- Dur artık , hadi gidelim.
Düştüm ve yaralandım...
Sığ olduğunu bilmiyordum...
Derin olduğunu sanmıştım...
Her şey eskiden olduğu gibi olacak.





Mekanik Bir Piyano İçin Bitmemiş Parça (1977),
Neokonchennaya Pyesa Dlya Mekhanicheskogo Pianino
Nikita Mikhalkov

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder