16 Ekim 2011 Pazar

Masaldan mülhem bir ilenme: Asaf Hâlet Çelebi ve “Beddua” şiiri

BEDDUA

kendi göklerimden indim
kendi duvarlarıma
konduğum duvarlar yıkılsın
bahtiyâaar
havuzlarımda birkaç damla su içip
ağaçlarımın çiçekli dallarına uçtum
konduğum dallar kurusun
bahtiyâaar seni bahçelerimde uyuttum
seni duvarlarımda sakladım
havuzlarıma güneşler vurduğu zaman
gözlerini açıp bana gülerdin
bahtiyâaar
yazık sana verdiğim emeklere 5-

Şiirlerini Garip şiir hareketiyle aynı yıllarda yayınlamaya başlayan Asaf Hâlet Çelebi, Cumhuriyet dönemi Türk şiirinde masalımsı, mistik ve soyut özellikleri ağır basan şiirleriyle dikkat çeken bir isimdir.6 Saf şiirin peşinde olan Asaf Hâlet Çelebi, zengin bir kültürel birikime sahiptir ve bu birikim yoğun bir şekilde şiirlerine yansır. Budizm, Hint, Asur, Mısır, Arap, Fars,Yunan medeniyetleri ile semavî dinlere ait unsurlar, doğu halk hikâyeleri, masalları, efsaneleri, mitleri, tasavvuf, batı edebiyatı, divan edebiyatı ve halk edebiyatı unsurları Çelebi’nin şiir dünyasını oluşturan belli başlı kaynaklar olarak sıralanabilir. Asaf Hâlet Çelebi’nin şiirinde masalların özel bir tesiri vardır ve şairin pek çok şiirinde gerçek dünyadan masalımsı-muhayyel bir dünyaya kaçma arzusunda olduğu sezilir. Halayıklarım, Nurusiyah, Nedircik Yavruları, Nigar-ı Çin, Kahkaha, Kunala şiirleri, masallarla büyüyen Asaf Hâlet Çelebi’nin bu masalsı dünyasını yansıtan belli başlı şiirlerdir.Yukarıya aldığımız Beddua şiirinde de şair bir halk masalından esinlenmiştir.Beddua şiirinde gönderme yapılan masalın kahramanları bir güvercin, Bahtiyar adlı bir delikanlı ve bir prensestir. Masaldaki güvercin, tabutlukta sakladığı Bahtiyar adlı delikanlıya her sabah gagasıyla yiyecek taşıyarak onu yetiştirir. Günün birinde Bahtiyar’ın yanına bir kız gelir, kıza “Sen nasıl buraya geldin? Korkmadın mı? Gel seni benim yattığım tabutlukta saklayayım. Çünkü birazdan bir güvercin gelecek, eğer seni görürse öldürür.” der. Kız kendisiyle evlenmesi şartıyla Bahtiyar’ın yanında kalmayı kabul eder. Delikanlı parmağındaki yüzüğü çıkarır ve kızın parmağına takar. Artık evlenmişlerdir ve Bahtiyar’la prenses bir sene kuşun getirdiği yiyecekleri yiyerek tabutlukta yaşarlar.Bahtiyar, bir senenin sonunda tabutluktan çıkıp prensesin konağına yerleşir. Bin bir emekle yetiştirdiği delikanlı tarafından terk edilen kuş, Bahtiyar’ın bulunduğu konağın penceresine gelir ve beddualar ederek ölür.7 Şair, Kuşa Görünme adlı şiirinde de bu masala gönderme yapmıştır. Kuşa Görünme şiiri, masaldaki delikanlının diliyle yazılmıştır. Şiirde Bahtiyar adlı delikanlı, yanına gelen kıza kuştan saklaması gerektiğini, aksi durumda kuşun kıskançlıkla onu öldürebileceğini belirtmektedir:

KUŞA GÖRÜNME

her sabah nafakamı getirir bir kuş
nereye kaçayım
o kuşun elinden
kuyulara saklansam
kuyulara girer.
tavan aralarına kaçsam
tavan aralarını bilir
tabutlukta yatsam
gelir beni bulur sabahları
gel kız
tabutluğa gir benimle
memelerin kan içinde
bacakların yaralı
nafakamı beraber yiyelim
ve paçavraların ısıtmıyor diye bana sokul
gel kız
tabutun içinde yat benimle
yalnız kuşa görünme

Kuşa Görünme, Beddua’dan sonra yayınlanmıştır.9 Bununla birlikte Beddua şiiri, gönderme yaptığı masalın bütünü düşünüldüğünde Kuşa Görünme şiirinin devamı mahiyetindedir. Kuşa Görünme’de halk masalının ilk bölümüne, Beddua şiirinde ise masalın sonuç kısmına gönderme yapar Asaf Hâlet Çelebi.Beddua şiirinde iki ilenç cümlesi vardır: “konduğum duvarlar yıkılsın” ve “konduğum dallar kurusun”. Güvercinin ağzından ifade edilen bu beddualar, masal metninin sonundaki kargışlarla birebir örtüşmektedir. Şöyle ki masalın sonunda da büyütüp yetiştirdiği delikanlıyı kaybeden güvercin, konağın penceresine gelerek önce “Ey Bahtiyâr, dokunduğum duvar yıkılsın!” diye ilenir. O ân, duvar çatır çatır yıkılır. Sonra “Konduğum dallar kurusun!” der, konduğu dallar kurur. Masalın sonunda güvercin beddua ede ede çatlar ve ölü.Asaf Hâlet, “Beddua” şiirini etkili bir sitem cümlesiyle bitirir: Yazık sana verdiğim emeklere… Bu cümlede de bir hayıflanma, bir ilenme sezilmektedir. Asaf Hâlet Çelebi, Beddua şiirindeki kargış cümlelerini gönderme yaptığı masaldan mülhem kullanmıştır.Asaf Hâlet Çelebi’nin diğer şiirlerinde beddua örneklerine rastlanmaz.

 Necati Tonga,Cumhuriyet Dönemi Beddua Şiirleri

 5 Celebi, Asaf Halet, Bütün Şiirleri, (Haz: Selahattin Ozpalabıyıklar), Yapı Kredi Yay., İst., 1998, s.24. Beddua şiiri, ilkin Hamle dergisinde neşredilmiştir.(Hamle, S.2, Eylul 1940, s.2) Asaf Halet, bu şiirin Hamle’de yayınlanan şeklinde daha sonra birkac değişiklik yapmıştır. Hamle’de hitap ve beddua edilen kişinin adı“bahtiyâr” şeklindeyken, şair daha sonra kelimeyi bir haykırış ve seslenme edası vererek “bahtiyâaar” şeklinde değiştirmiştir. Şair, şiirin tertibinde de ufak bir değişiklik yapar. Şiirin son bolumunde yer alan “seni duvarlarımda sakladım/seni bağçelerimde uyuttum” mısraları yer değiştirmiştir. 6 Asaf Halet Celebi’nin hayatı ve şiiri ile ilgili bkz: Kırımlı, Bilal, Asaf Hâlet Çelebi, Şule Yay., İst., 2000; Miyasoğlu, Mustafa, Asaf Hâlet Çelebi, MEB Yay., İst., 1994; Doğan, Mehmet Can, A’dan Z’ye Asaf Hâlet Çelebi, Yapı Kredi Yay., (kitaplık dergisi eki), S.62, Haziran 2003. 7 Masalda gecen kuşun İran mitolojisindeki karşılığı Simurg ya da Sireng ve bu kuşun yetiştirdiği cocuk da Zaloğlu Rustem’dir. Şiirde gonderme yapılan bu masal metni icin bkz: Alangu,Tahir, Billur Köşk Masalları,Remzi Kitabevi Yay., İst., 1961, s.196-198 8 Celebi, Asaf Halet, a.g.e., s.25 9 Celebi, Asaf Halet,“Kuşa Görünme”, Gün, S.1, 24 Mayıs 1941, s.8


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder